Yüksek yargıdaki iş yükünün etkisiyle cinayet ve terörden
suçlanan sanıkların tahliye olması, kamuoyunda tepkiye yol açarken
hükümeti de harekete geçirdi. Yargı sürecini hızlandırabilmek için
Yargıtay ve Danıştay'ın daire ve üye sayıları artırılacak. Konuyla
ilgili yasa taslağının Bakanlar Kurulu'nda imzaya açıldığı öğrenildi. Bu
hafta içerisinde Meclis Başkanlığı'na sunulması beklenen değişiklikle
Yargıtay ve Danıştay'ın daire sayıları 3'er, üye sayıları da 21'er kişi
artırılacak. Danıştay'ın 95 olan üye sayısı 116'ya, 13 olan daire sayısı
ise 16'ya çıkacak. Yargıtay'da ise daire sayısı 35, üye sayısı 271
olacak. Böylece milyonlarca dosya tozlu raflardan indirilecek. Sanıklar
hâkim huzuruna çıkmak için 5-10 yıl beklemeyecek. Yargının hızını yüzde
50 oranında artıracağı tahmin edilen değişikliğe paralel olarak, ikinci
bir adım daha atılacak. Kuruluşu gerçekleşmesine rağmen çalışmayan bölge
adliye (istinaf) mahkemeleri devreye sokulacak. Bu mahkemeler,
Yargıtay'ın ön süzgeci gibi çalışacak. Bazı dosyalar Yargıtay'a gitmeden
burada sonuçlanacak. Yargıtay'a giden dosya sayısı büyük oranda
azalacak.
Resmî kuruluşu yapılması ve yasası çıkmasına rağmen atama yapılmadığı için bölge adliye mahkemeleri çalışmıyordu. Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK), 9 adet olan bu mahkemeler için atamaları yapacak. İstinaf mahkemeleri olarak da adlandırılan bu mahkemeler, Yargıtay aşaması öncesi süzgeç görevi görecek. Dosyalar Yargıtay'dan önce bölge adliye mahkemelerine gidecek. Bazı dosyalar Yargıtay'a gitmeden son merci olarak burada sonuçlandırılacak. Böylece Yargıtay'a giden dosya sayısı da otomatik olarak azalacak.
Ceza Muhakemesi Kanunu'nun yürürlüğe girmesiyle birlikte peş peşe yaşanan tahliyelerin sebebi olarak yüksek yargının iş yükü gösteriliyor. Yargıtay'da 1 milyon 600 bin, Danıştay'da ise 350 bin civarında dosya, tozlu raflarda görüşülmeyi bekliyor. Son tahliyelerin de bu beklemelerden kaynaklandığı öne sürülmüştü. Yargıtay ve Danıştay mevcut yapılanmasıyla bu iş yükünün üstesinden gelemiyor. Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker de bu duruma dikkat çekerek, daire sayısının artırılmasını savunmuştu. Gerçeker, "Dairelerde yer kalmadığı için PTT'deki dosyaları bile alamadık." diyerek, çarpıcı bir gerçeği dile getirmişti.
Resmî kuruluşu yapılması ve yasası çıkmasına rağmen atama yapılmadığı için bölge adliye mahkemeleri çalışmıyordu. Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK), 9 adet olan bu mahkemeler için atamaları yapacak. İstinaf mahkemeleri olarak da adlandırılan bu mahkemeler, Yargıtay aşaması öncesi süzgeç görevi görecek. Dosyalar Yargıtay'dan önce bölge adliye mahkemelerine gidecek. Bazı dosyalar Yargıtay'a gitmeden son merci olarak burada sonuçlandırılacak. Böylece Yargıtay'a giden dosya sayısı da otomatik olarak azalacak.
Ceza Muhakemesi Kanunu'nun yürürlüğe girmesiyle birlikte peş peşe yaşanan tahliyelerin sebebi olarak yüksek yargının iş yükü gösteriliyor. Yargıtay'da 1 milyon 600 bin, Danıştay'da ise 350 bin civarında dosya, tozlu raflarda görüşülmeyi bekliyor. Son tahliyelerin de bu beklemelerden kaynaklandığı öne sürülmüştü. Yargıtay ve Danıştay mevcut yapılanmasıyla bu iş yükünün üstesinden gelemiyor. Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker de bu duruma dikkat çekerek, daire sayısının artırılmasını savunmuştu. Gerçeker, "Dairelerde yer kalmadığı için PTT'deki dosyaları bile alamadık." diyerek, çarpıcı bir gerçeği dile getirmişti.

